press to zoom

press to zoom

press to zoom

press to zoom
1/11

 

 

Syros adasının en güzel yanlardan biri, bir Yunan adasında olması gereken her şeyin burada bulunuyor olmasıdır. Güzel plajlar, tavernalar, barlar ve en güzel yanı ise bunların henüz turizm sektörü ile iç içe geçmemiş olmasıdır. Bu da, Syros adasının Kikladeslerin idari merkezi olmasından kaynaklanmaktadır. Yani ekonomilerinin, turizme bel bağlamayacak kadar güçlü olmasından ileri gelmektedir.

Karakteristik yapısıyla, Syros halkının yarısının Katolik olması ise Yunanistan için de alışılmamış bir durumdur. Ada toprağının çok sert olmasına karşı, ada halkı sebze ve hayvan yetiştirir. Aynı zamanda halk, şarapçılık, gemicilik ve tekstil ile de uğraşmaktadır. Syros’daki tersane, ekonomilerini ayakta tutmak için en önemli faktördür. Ürettikleri lokumlar ile ünlüdürler. Yunanistan ve diğer ülkelere de ihracat yapmaktadırlar.

Efsaneye göre adaya gelen ilk kişi Keraunus, gemisi battıktan sonra bir yunusun sırtında buraya gelmiştir. Syros’da Kikladeslerin en eski Akropolisi bulunmuştur. Venedik’e olan benzerliği ise adanın en şaşırtıcı özelliklerinden biridir. Tıpkı diğer Kiklades adalarında olduğu gibi Venedikliler buraya 13.Yüzyılın başlarında gelmiş ve 16.Yüzyılda Türklerin hakimiyetine geçinceye kadar bu adada kalmışlardır.

Ermoupoli’deki Apollo Tiyatrosu, Milan’daki La scala’nın küçük bir kopyasıdır. Şehirde oldukça ilgi çekici kiliseler de bulunmaktadır. Örneğin ; Agios Demetrius, Treis Hierarches ve Ag Nikolas. Ayrıca bir arkeoloji müzesi ve ilginç bir kütüphanesi de vardır.

Adanın birçok plajında su sporları yapılmaktadır. Özellikle de Syros’daki gün batımını kaçırmamalısınız. Ermoupoli’de yürüyüşlere çıkabilir ve Belediye Binasını, Miaouli Meydanını, tiyatroyu ve halka açık kütüphaneyi ziyaret edebilirsiniz.

Syros’un güneyinde ve batısındaki plajlar bilinen en güzel plajlardır. Bunlar : Galissas plajı, Vari, Finikas Bay ve Gialos plajlarıdır.